Devlet Boğası, 12 yıl Sonra Seyirciyle Buluşuyor!

Senaryo ve yönetmenliğini Kızılcalı Ahmet Gülümser’in yaptığı ilk uzun metrajlı filmin yaklaşık 12 yıl önce çekimleri yapıldı ama bir türlü tamamlanamadı. Devlet Boğası filminin ilk fragmanı YouTobe üzerinden ve sosyal medyadan yayınlandı. Niğde de ve civar köylerde çekilen film 12 yıl sonra seyircisine kavuşacak. Senarist ve yönetmen Ahmet Gülümser ile filmin arka planında yaşananları konuştuk. Ahmet Gülümser gazetemize yaptığı açıklamada yaşadığı o zorlu süreci tüm detayları ile anlattı.

1992 de yazdığı senaryoyu eline alıp 2009 yılı kasım ayında İzmir’den 13 kişilik bir teknik ekiple Niğde’ye doğru yola çıktıklarını belirten yönetmen Ahmet Gülümser; “Bu filmi çok kolay çekeriz diye düşlüyordum. Çünkü kendi yöremizin şivesi ve kültürü ile çekeceğimiz için bizi yormazdı. İlk olarak kendi köyüm Kızılca da çekim hazırlıklarına başladık. Eski ve dönem filmi olması için günlerce evlerin içinin boyası, dekoru, temizliği ile zaman kaybettik. Hava soğuktu ısınma barınma sorunları yaşadık. Niğde Valiliğine, Niğde İl Kültür Müdürlüğü’ne gittim. “Bakanlık desteklesin biz bir şey yapamayız” yanıtını aldım. Niğde Belediyesi o zaman nedense bu filme sıcak bakmadı. Bor Belediye Başkanı Sıtkı Erat, maddi destek veremeyeceğini, yemek olayını çözmek için Bor Şeker Fabrikası yemekhanesini arayabileceğini söyledi. En azından moral oldu bize. Lakin Kızılcadan Bor’a yemeğe gidiş geliş çok zaman kaybı olacağı için yemeklerimizi köyümüzde kendimiz ve benim ailem yaptı.” diyerek film çekimine yaşadıkları zorlukları anlatmaya devam etti. Yönetmen Gülümser; “Niğde’nin iş adamlarına ulaşmaya çalıştım. Bu konuda Seel Ajans’ın sahipleri Serdar ve Elif Güleş çifti bana klavuzluk ettiler, yoruldular. Çok kapı çaldık. Organize sanayi bölgesinde bulunan onlarca firmayı ziyaret ettim. Bu şehrin Ticaret Odası’da var dedim ama oradan da sonuç alamadım.” dedi.

Niğde Valiliğinin tekrar kapısını çaldım memleketimde film çekecektim ve desteklenmesi gerekiyordu. Niğde Valiliği “Ahiler Kalkınma Ajansı’na gidin ora size destek verir lakin Belediye Başkanı Faruk Akdoğan’ın da onay vermesi gerekiyor” yanıtını verdiklerini söyleyen Devlet Boğası filminin yapımcısı ve yönetmeni Ahmet Gülümser; “Birkaç yıl önce Niğde’den Eskişehir’e taşınan ve Niğde için büyük bir kayıp olan Niğteks firmasının sahibi Şükriye Güçlü, Ahiler Kalkınma Ajansı’ndan destek alabilmemiz için günlerce filmimizi projelendirdi detaylandırdı. Kendi elleri ile Ahiler Ajansı’na teslim etti. Yine de sonuç alamadık. Büyük bir hayalle geldiğim memleketimde çekmek istediğim film için her kapı maalesef kapanıyordu.”

Son bir hamle yapalım diyerek Ulukışla Belediyesi’ne gittiğini belirten Gülümser; “Ulukışla Belediye Başkanı Hacı Avşar, “Paramız yok ama araçlarınızın mazotunu karşılarım” dedi ve araçlarımızın mazotunu karşıladı. Kızılca Belediye Başkanı İbrahim Gülümser, “Paramız yok ama. Personelim mesai saatleri dışında hep yanınızda olacak” diyerek destekledi. Çukurkuyu Kasabası’ndan Ahmet Özer, “Akşam yemeklerinizi benim müessesemden yiyebilirisiniz, ben ağırlarım” dedi ama küçük bir işletme olduğu için bu teklifi biz kabul edemedik. Zengen Belediye Başkanı Metin Karakaya, “Paramız yok ama size misafirhanemizi verebiliriz” dedi. Lakin misafirhane kalmak için olgun koşullarda değildi.” dedi.

Niğde’de Çekime Başlandı İzmir’de Bitirildi!

Filmde kullandığımız ve boğanın taşındığı sahnede kullandığımız aracı bile Niğde’den temin edemedik. Zengen’li Mahmut Usta, bozuk olan kamyonunu tamir ettirerek bize oğlu eşliğinde tahsis ederek destek verdi diyen Ahmet Gülümser; “Filmi bin bir güçlük içinde köylülerim ve hemşerilerimle çektim. Montaj aşamasında eksiklikler gördüm, tekrardan Niğde’ye gitmem gerekti ama bütçem hiç kalmamıştı. Kültür Bakanlığı’na sinema filmi başvurusunda bulundum. Niğde Meslek Yüksek Okulu Sinema Tv Bölümü Öğretim Üyesi Menduh Yağmur, projenin çok güzel olduğunu ve bunu üniversite ile ortak, tekrar yeni baştan çekebileceğimizi söyledi. Yeniden umutlandık. O zamanki Niğde Üniversitesi Rektörünün destek vermesine rağmen Bakanlık tarafından olumsuz yanıt aldık. O zamanın imkansızlıklarında çektiğim “Devlet Boğası” filminin eksikliklerini tamamlayacağız diye tam 12 yıl beklemek zorunda kaldım. Oyuncu olarak kullandığım değerli köy büyüklerimin bir kısmı öldü. Filmde oynayan çocuklar askere gidip geldiler. Çekim yaptığım kerpiç taş evler yıkıldı. Yollar değişti, sokaklar farklılaştı. Filmin senaryosunda ufak değişiklikler yaparak eksik bölümlerini İzmir’in Kemalpaşa İlçesi’nde Kızılca’ya benzeyen bir köyde tamamlamak zorunda kaldım.” dedi.

Filmimin asıl adı “Hükümet Boğası” idi. Benden 5 yıl sonra (Hükümet Kadın) adlı bir film çektiler ve filmimin adını da pişti olduğuna vurgu yapan Gülümser; “Bu kadar zorlu bir süreçten sonra filmin adını da değiştirmek zorunda kaldım ve ‘Devlet Boğası’na dönüştürdüm. Film çekimi ve sonrasında en büyük desteği Bor’daki basın emekçilerinden aldım. Bugün artık filmimi sonuçlandırdım. Şimdi filmi festivallere göndereceğim. Niğde’de Niğde’nin öz evlatları ile çektiğim bu filmin sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. Filmimizin fragmanını YouTobe üzerinden yayınladım. Tepkiler oldukça güzeldi. En kısa zamanda Türkiye’nin, birçok olumsuzluklara rağmen yaklaşık 12 yıllık süreçte anca vizyona girecek olan bu ilginç serüveni izleyeceğini umut ediyorum. 12 yıl önce bu filmi vizyona sunmuş olsak eminim ki bugün Niğde bir film platosu olacak potansiyele ulaşırdı. Son zamanlarda bazı filmlerin Niğde’de çekilmesi umut verici bir gelişme fakat ne olursa olsun ilimizin tanıtımı için herkesin gücü yettiğince elini taşın altına koyması Niğde için elzemdir. Bu şehir birlik olduğumuz sürece gelişir güzelleşir ve unutmayalım ki iyilikler hep güzellikle anılır.” mesajını verdi.

Devlet Boğası Filminin Konusu:

1970'li dönemlerde Türkiye’nin köy ve kasabalarına Amerikan yardımı kapsamında yollanan montofon cinsi boğalardan bir tanesinin öyküsüdür... Olay Niğde’nin Bor İlçesi Kızılca Kasabası ve Bor İlçesinin beldelerinde gerçekten yaşanmış bir öyküden yola çıkılarak senaryolaştırılmıştır.

1967 model bir kamyon kasasında köye getirilen boğanın heybeti, insanların meraklı ve şaşkın bakışlarıyla karşılanır. Köylülerde geleceklerine ait bir umut oluşur. Boğaya karşı beslenen umutlarla birlikte derin önyargılar ve adı konmamış çekince ve diyaloglar sürer.

Yerleşik bir kasabaya doğudan kaçıp sığınan bir ailenin dramatik öyküsü ve yeni yetişen kızlarına köyden bir gencin ulaşılmaz aşkı eşi Almanya'dan bir türlü gelmeyen bir kadının kendi yalnızlığı ile hesaplaşması filmdeki merakı arttırıyor.

Köylünün boğa ile yaşadığı mücadele ve yaşanan diyaloglar komediye dönüşürken filmin sonlarına doğru trajik bir öyküye dönüşür… (Haber: Fatma TAN)

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diş Hekimliği Fakültesine 5 Milyon TL Ek Ödenek...
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi yönetiminin girişimleriyle Diş Hekimliği Fakültesinin öğrenci alımına...

Haberi Oku