Niğde'nin Efsane Müdürünün  Anılarda Anlatılan Maskını Arıyoruz!

Yazan: Fatma TAN

Niğde ile ilgili araştırmalar yaptığım sıralarda okuduğum kitaplarda çok ilginç verilere ulaştım bu veriler sonucunda da mutlaka kurulması planlanan Niğde Kent Müzesi’nde büstü olması gerektiğini düşündüğüm eğitimcimiz Mehmet Naci Ecer öğretmenden bilgiler paylaşacağım.

“Ulusal, Laik modern, demokratik bir okul” yaratmayı amaçlayan ve 3 Mart 1924’te çıkartılan Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu ile bu amaca yönelik çalışmalar başlatan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, bilimsel eğitimin ülkemizin geleceği için ne kadar önem arz ettiğinin farkındaydı. Ulusumuzun umudu olan genç kuşakların en iyi şekilde eğitilmesi için yurt dışına öğrenci gönderilmesi ilk kez Tevhid-i Tedrisat Kanunu çerçevesinde ele alındı. 29 Ekim 1924’te Maarif Vekaleti’nin açtığı "Avrupa Sınavı" sonucunda 22 genç Almanya, Fransa ve Belçika’da öğrenim görme hakkını kazanmışlardı. Bu öğrencilerden ikisi Almanya, diğerleri Fransa ve Belçika’ya gönderildi.

Ocak 1925’te İstanbul’dan gemiyle yola çıkan ilk grupta Mehmet Naci Ecer, Mahmut Cüda, Muhittin Sebati, Refik Epikman, Ulvi Cemal Erkin, Cezmi Rıfık, Cemil Sena Ongun, Vildan Aşir Savaşır, Burhan Toprak, Ekrem Zeki Ün, Osman Horasanlı, Necip Fazıl Kısakürek, Sadi Irmak, Suat Hayri Ürgüplü, Cevat Dereli, Şeref Akdik, Ali Münip Karsan, Namdar Rahmi Karatay ve Necmi Bey gibi isimler yer aldı.

Atatürk yurt dışına gidecek bu öğrencilere iletilmek üzere çektiği telgrafta “Sizi birer kıvılcım olarak gönderiyorum. Volkan olup dönmelisiniz.” demişti.

İşte Fransaya gönderilen 1901 doğumlu Niğdeli Mehmet Naci Ecer, 1924 yılında Fransa’da Sorbonne Üniversitesi Pedegoloji bölümünde eğitim aldı. Dönünce İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu ve Erzurum Lisesi’nde görev yaptı. Daha sonra 14 yıl Adana Öğretmen Okulu Müdürlüğü yaptığı sırada Niğde’de lise olmadığı için Adana’daki Öğretmen Okulu’nda okumak zorunda kalan öğrencileri gördü ve onların çektiği sıkıntılara tanıklık ederken onların en iyi eğitim alması için çaba harcadı.

Başkent Niğde Vakfı Yayınları’ndan çıkan ve Avukat Ceyhan Demir ve Yüksek Ziraat Mühendisi Muharrem Özmen’in hazırladığı “Tarihi Niğde Lisemiz” adlı kitapta anlatıldığı üzere Mehmet Naci Ecer’in Adana Öğretmen Okulu’ndan sonra Pertevniyal Lisesi’ne müdür olmasının ardından Niğde’de çalışma isteği ağır bastı. Lise müdürlükleri yapma yerine Niğde Ortaokul Müdürlüğü'ne atandı. Bu atamanın ardından Niğde’ye gelmeden önce zamanın Milli Eğitim Bakanı ile görüştü ve kendisinden Niğde’ye lise açılması sözü aldı. Bu görüşmenin ardından 1949 yılında Niğde Lisesi resmen açılmış oldu ve açılış konuşmasını da Mehmet Naci Ecer yaptı. Bu konuşmada eğitimin ve lisenin önemine vurgu yaparak konuşmasının bir bölümünde öğrencilerine şu şekilde seslendi. “…. Sizler bu şehrin çok talihli çocuklarısınız. Babalarınız, ağabeyleriniz çok çetin şartlar içinde yurdun başka bölgelerinde buldukları liseyi, sizler evinizin yanında buldunuz. Onlar Niğde’den aydın insan yetişir diye memleketi şöhretlendirdiler, sizlerden milletler arası birer şöhret olmanızı bekleriz. Yalnız bu şehrin değil, yurdun da değil bütün insanlığın yüzünü ağırtan birer değer olmanızı bekleriz…”

İşte bu sözler gibi çok kıymetli sözlerle o dönemin gençlerinin yetişmesine ışık tutarak ve 29 Eylül 1949 tarihinde hizmete açılan Niğde Lisesi, güçlü öğretim kadrosuyla çok başarılı öğrenciler yetiştirdi. Mezun öğrencilerden yüksek öğrenimine devam etmek isteyenlerin hemen hepsi hem öğrenciliklerinde hem de çalışma hayatlarında çok başarılı oldular. Parlementoda (TBMM), hukuk alanında, idari kademelerde, askerlikte, tıpta, tarım alanında, veteriner hekimlikte, mühendislikte, öğretmenlikte, yerel yönetim kadrolarında başarılı hizmetler vererek Niğde’nin ismini “Aydınlar Kenti” olarak duyurdular.

Niğde Lisesi'nin kurulmasına vesile olan ve ilk müdürü olarak görev yapan Mehmet Naci Ecer öğretmen ile ilgili birçok kaynakta ilginç bilgiler karşıma çıktı. Bunlardan ilki Fransa’da Sorbonne Üniversitesi Pedegoloji Bölümü'nde birlikte okuduğu Namdar Rahmi Karatay'ın Mehmet Naci Ecer'e ithafen yazdığı ve Niğdelilerin çok iyi bildiği "Geçti Bor'un pazarı sür eşeğini Niğde'ye" özdeyişini tüm yaşamını öğrenci yetiştirme, okuma ve yazmaya ayırıp kendisini ihmal eden tutumunu hicvetmek amacıyla yazdığı şiir. Diğeri ise Mayıs 2021 tarihinde Prof. Dr. Peker Sandallı ile yaptığım bir röportaj sonrasında kendisinin anılarının yer aldığı bir kitabını bana hediye göndermişti. “Bir Diş Doktorunun Anıları” isimli kitabın 70. sayfasında 1953 yılında geçirdiği mide kanaması sonucu vefat eden Mehmet Naci Ecer Öğretmen'in vefatının ardından Niğde Devlet Hastanesi morgunda iken resim öğretmeni (Cengiz Öğüt) tarafından Mehmet Naci Ecer öğretmenin ileride heykeli yapılır düşüncesi ile yüz maskını almak için gönüllü olmalarını istediği bilgisi paylaşılıyor. Peker Sandallı ve iki arkadaşının resim öğretmenin bu isteği üzerine gönüllü olduğu ve hastaneye giderek yüz maskını aldığını, Peker Sandallı kitabında bu olaydan çok etkilenerek günlerce uyku uyuyamadığı anlatıyor. Araştırmalarım sonucunda bu maskın kullanılmadığı ve bir büst yapılmadığı bilgisine ulaşıyorum.

Bu ilginç olayı araştırmaya devam ettiğim süreçte o dönem ve o döneme yakın süreçte Niğde Lisesi’nden mezun olanlara ulaşmaya çalıştım. İzmir’de yaşayan Avukat Ceyhan Demir bu konuda bir bilgisinin olmadığını ama bilgi alabileceğim kişilerle irtibatımı sağladı. Edindiğim bilgilere göre; o dönemin Niğde Lisesi'ndeki resim öğretmeni Ulukışla’nın ilk müftüsü Mehmet Bahaeddin Efendi(Öğüt)’nin oğlu Cengiz Öğüt ile Niğde Ortaokulu'nun resim öğretmeninin Fatma Binici olduğu bilgisine ulaştım. Öğretmen Cengiz Öğüt’ün yakın akrabalarından birkaç kişi ile görüştüm fakat konuyla ilgili bilgilerinin olmadığını öğrendim. Fatma Binici öğretmenin yakınlarına maalesefki ulaşamadım. Peker Sandallı ve arkadaşlarından yüz maskının alınmasını isteyen öğretmenin Fatma Binici olduğunu biliyoruz. Daha sonra sık sık tarihi anlamda kendisinden bilgi aldığım emekli öğretmen İsmet Kocabaş ile görüştüğümde kendisi bana bununla ilgili bir yazı okuduğunu paylaşarak şunları söyledi. “2004 yılında Niğdemiz dergisinin 40. sayısının 20. sayfasında Mustafa Ertunç’un “Koşan Yıllar” isimli yazısında “Mehmet Naci Ecer müdürümüz, Niğde Lisesi müdürü olduktan kısa süre sonra mide kanaması sonucu vefat etti. Ben Ulukışla Ortaokulu’nda olduğum için cenazesine katılamadım ama bir acı tesadüf saçlarını gördüm. Onu da anlatayım. Niğde Lisesi’nde görevli iken fizik derslerini laboratuvarda yapardım. Pencerenin içinde gazetede sarılı bir şey gördüm, açınca Naci Öğretmen’in alçıdan dökülmüş maskını almışlar, ileride belki bir köşe açmak için. Ama yapılmamış.” diye yazdığını paylaştı. Bahsi geçen dergiye ulaşarak yazılanları teyid ettim.

Ecer, Müdürün Bir Büstü Mutlaka Yapılmalı!

Şimdiye kadarki olan araştırmalarımda maalesef ki Niğde ve Niğde’nin o dönemki öğrencileri üzerinde büyük emeği olan Mehmet Naci Ecer Öğretmen’in yüz maskının izine rastlayamadım. Bu konuda bilgisi olanların bana mutlaka ulaşacağı ümidi ile bu yazıyı yazıyorum. Ümit ediyorum ki bu kadar kıymetli ve Niğde için bu kadar değerli olan Mehmet Naci Ecer Öğretmen'in kurulacak olan Niğde Kent Müzesi’nde bir büst olarak yer almasını sağlayacak birileri çıkacak ve bu değerli Cumhuriyetimizin yetiştirdiği en kıymetli eğitimcilerden biri olarak gelecekte de öğrencilerimize ışık olmaya devam edecek, çocuklarımız ve gençlerimiz; onun aldığı eğitimle istediği her yerde olabilecekken öğretmenliği, eğitimciliği tercih etmesindeki o engin derinliği hissederek kendilerinde güç bulacaktır.

Not: Habere bir resim daha ekliyorum. 16 Temmuz 1937 tarihli Adana'da çıkan bir gazetede; Mehmet Naci Ecer Öğretmen'in Adana’ya yaz tatilini geçirmek için gittiği sırada yayınlanan “Hoş geldiniz” mesajı oldukça çarpıcı bir ayrıntı olarak karşımıza çıkıyor.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlköğretim Haftası kutlandı
NİĞDE Valisi  Yılmaz Şimşek: “ en temel amacımız, çocuklarımızın milli ve manevi değerleri önceleyen,...

Haberi Oku