Himmetli Köyü Tarihi Su Kemeri Korunmalı!

Makale Yazısı: Mustafa ERYAMAN

Niğde’de su mimarisi başlığı altında toplanabilecek pek çok eser mevcuttur. Bir yaşam alanının çevresinde, kentin su ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak inşa edilen bu yapılar modern dünyada işlevini yitirse de ayakta kalmak içinde direnmektedir. Niğde su değirmenleri ve su kemerleri bakımından oldukça zengin bir potansiyele sahip. “Niğde Şehri Su Değirmenleri” kitabı ile Niğde’de bulunan su değirmenleri ve su kemerleri üzerine araştırma yapan ve kayıt altına alan Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi arkeoloğu Mustafa Eryaman Himmetli köyünde bulunan ve Niğde’deki Osmanlı dönemine ait tek örnek olan tarihi su kemerini anlatan bir makale yazdı. Tarihi su kemerinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması Niğdemiz ve kültürümüz açısından büyük önem taşıyor.

NİĞDE HİMMETLİ KÖYÜ SU KEMERİ

Mustafa Eryaman/Arkeolog.

Sanatın ve kültürün temel öğesi olan insanoğlu, yaşamı boyunca doğadan ve doğanın sunduğu bütün nimetlerden faydalanma yoluna gitmiştir. Atalarımız ilk önceleri doğayı kendi yaşamlarına göre uyarlamış, canlılar için temel ihtiyaç olan suya yakın olmuşlardır. Yerleşik hayatla birlikte nüfusunda artmasıyla, insanoğlu suyu yaşadığı merkezlere farklı yol ve yöntemlerle taşımaya başlamıştır. Bu minvalde Anadolu coğrafyasında Hititler, Roma ve Bizans dönemi anıtsal su sistemleri ve su kültürüne yönelik zengin örnekleri görmemiz mümkündür. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan barajlar, uzun mesafeden su taşıma sistemleri ve su kemerleri, Türkiye’yi su yapıları açısından dünyanın en önde gelen açık hava müzelerinden biri yapmıştır. Niğde’de Roma dönemi Tyana Antik Kenti’ne Bahçeli Roma Havuzu’ndan anıtsal kemerlerle suyun taşındığı günümüze ulaşan su kemerleri sayesinde görmekteyiz. Roma döneminde yapılan Tyana Antik Kenti su kemerleri, erken Bizans’ta da işlevini sürdürdüğü düşünülmektedir. Niğde’de Selçuklu Dönemi han ve camilerine toprak altından pişmiş toprak su künkleriyle suyun ulaştırıldığı da bilinmektedir. Niğde’deki köylerin çoğunun Osmanlı döneminde daimi iskânlar neticesinde kurulduğunu söylemek mümkündür. Buna karşın Roma, Bizans ve Selçuklular dönemlerinde de kurulmuş olan köyleri görebilmekteyiz. Anadolu Selçuklu döneminde kurulduğunu düşündüğümüz Niğde’nin kuzeydoğusundaki Himmetli Köyü, Niğde’ye ortalama 40 km. uzaklıktadır. 16. Yüzyıl tahrir defterlerinde ismi Lafsun (Farsça Efsun’dan bozulan Lafsun: Lavsan) olarak kayıtlıdır. Himmetli köyünde Anadolu Selçuklu Dönemi’nden kaldığı düşünülen ve “Keleden” olarak adlandırılan han yapısına ait kalıntılar vardır.

Osmanlı döneminden günümüze ulaşan köy mezarlığının hemen üzerinde yoğun şekilde Ortaçağ dönemi seramik parçaları göze çarpar. Bu eğimli arazide doğu-batı yönde aktaş cinsi düzgün taş malzeme kullanılarak inşa edilen dışa taşkın iki sivri kemerle beşik tonozlu üst örtüye sahip türbe yapısı vardır. Doğu cepheden kapı açıklığına sahip türbe yapısı içerisinde toprak örtülü basit bir mezar bulunmaktadır. Yöre insanınca “Şeyh Yusuf Rayhani Baba” türbesi olarak isimlendirilen türbenin kitabesi yoktur. Hakkında bilgi sahibi olmadığımız Şeyh Yusuf Rayhani Baba’nın Horasan erenlerinden olduğu, köyünde kurucu oldukları düşünülebilir.

Köyde Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemlerinde Eyven Deresi’nde, günümüze ulaşmayan üç değirmenden biri olarak bilinen Abdulün su değirmeni ve tarihi çeşmelerinin yanında asıl konumuz olan su kemeri yapısı vardır. Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemlerinde Niğde köylerindeki su ihtiyacı büyük oranda köy içerisindeki memba sularından veyahut kuyularla yeraltı sularından karşılanmaktaydı. Su kemerinin inşasına kadar Himmetli köyünde de bu zaruriyetin devam ettiği anlaşılmaktadır. Niğde’de sadece Himmetli köyünde tesadüf edilen su kemeriyle birlikte köyde modern bir su ağının oluşturulduğunu söylemek mümkündür.

Çeşmeüstü Deresi üzerine kurulu su kemeri; Büyükpırtak Tepesi’nden pişmiş toprak künkler vasıtasıyla gelen suyun derede cazibe kazanması amacıyla yapıldığı anlaşılmaktadır. Osmanlı dönemi taşra işi mühendisliği olan su kemeri günümüze kısmen sağlam ulaşmıştır. Su kemerinin eğimli dere yamaçlarına dayanan kanat duvarlarına ait taşların sonradan söküldüğü görülmektedir. Köprü görüntüsü hissi veren su kemerinin kemer uzunluğu 3.60 cm, kemer yüksekliği 2.05 cm’dir. Kemer taşlarının kalınlığı ise ortalama 22 cm’dir.

Taşra işi Himmetli köyü su kemerini Osmanlı Dönemi modern köylerinin su kültürüne yönelik ilk mühendislik örnekleri olarak değerlendirmekteyiz. Bu öncü özellikleri düşündüğümüzde, Himmetli köyü su kemerinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması son derece önem arz etmektedir.

Kaynakça

1- Ayşe Hüseyniklioğlu-Handan Aslan, “16. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Niğde Kazası Yerleşme Merkezlerinin Tespiti”, Fırat Üniv. Sosyal Bilimler Dergisi, C.19, S. 2, 2009.

2- Filiz Karakuş, “İstanbul’daki Osmanlı Dönemi Tarihi Su Sistemlerinin İncelenmesi”, Türk Hidrolik Dergisi, C.3, S.1, 2019.

3- Mustafa Eryaman, Niğde Şehri Su Değirmenleri, Göksu Matbaa, İstanbul, 2020.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlköğretim Haftası kutlandı
NİĞDE Valisi  Yılmaz Şimşek: “ en temel amacımız, çocuklarımızın milli ve manevi değerleri önceleyen,...

Haberi Oku